Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Nedir?

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun, belirli bir pazarda hakim durumda bulunan (yani rakiplerinden ve tüketicilerinden bağımsız hareket edebilme gücüne sahip) teşebbüslerin, bu güçlerini kötüye kullanmasını yasaklar. Hakim durumda olmak başlı başına yasak değildir; yasak olan, bu durumun kötüye kullanılmasıdır.

Kanunda örnek olarak sayılan kötüye kullanma hallerinden bazıları: rakiplerin pazara girişini engellemek amacıyla aşırı düşük fiyat uygulamak (yıkıcı fiyatlandırma), farklı müşterilere aynı nitelikteki edimler için haklı bir sebep olmaksızın farklı şartlar uygulamak (ayrımcılık), bir malın satışını başka bir malın da alınması şartına bağlamak (bağlama) ve dağıtıcılara yeniden satış fiyatı dayatmaktır.

Hakim durumun kötüye kullanıldığı iddiasıyla Rekabet Kurumu'na şikayette bulunulabilir; Kurum, ön inceleme sonrası soruşturma açılmasına karar verebilir. Soruşturma sonucunda ihlal tespit edilirse, ilgili teşebbüse yıllık gayri safi gelirinin belirli bir oranına kadar idari para cezası uygulanabilir.

Ayrıca, hakim durumun kötüye kullanılmasından zarar gören rakip veya tüketiciler, "üç kat tazminat" (zararın üç katına kadar tazminat) talebiyle doğrudan hukuk mahkemesinde dava açabilir. Pazarda önemli güce sahip bir teşebbüsseniz, ticari uygulamalarınızın rekabet hukukuna uygunluğunun önceden değerlendirilmesi (uyum programı), olası büyük çaplı cezaların önüne geçebilir.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için bir avukata danışmanız önerilir.

← Tüm Yayınlara Dön