Kamulaştırmasız el atma, bir kamu idaresinin, yasal bir kamulaştırma işlemi yapmaksızın bir kişinin taşınmazına fiilen el koyması veya taşınmaz üzerinde kalıcı bir kısıtlama (örneğin üzerinden yol, boru hattı, enerji nakil hattı geçirilmesi) yaratmasıdır.
Bu durumda taşınmaz maliki, iki farklı hukuki yola başvurabilir: idareden taşınmazın bedelini talep edebilir (bedel davası) ya da elden çıkarılan/kısıtlanan taşınmazın idare adına tesciliyle birlikte bedelinin ödenmesini talep edebilir. Dava, adli yargıda (asliye hukuk mahkemesinde) görülür.
Kamulaştırmasız el atmadan doğan tazminat davalarında zamanaşımı süresi Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda uzun yıllardır tartışma konusu olmuştur; bu nedenle güncel içtihadın takip edilmesi önemlidir.
Değerlendirmede, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği, imar durumu ve rayiç değeri belirleyici rol oynar; bu değerlendirme genellikle bilirkişi incelemesiyle yapılır.
Taşınmazınıza bu şekilde bir müdahale söz konusuysa, hak kaybı yaşamamak için erken aşamada hukuki destek almanız önerilir.